Hayatın geri kalanını şekillendiren 9 ay !

Bebekler anne karnındayken emmeyi öğrenerek doğuyorlar, bunu zaten hepimiz biliyoruz.Ama dahası var! Mesela anne karnında hangi dili konuşacaklarını bilerek dünyaya gözlerini açmaları. Nasıl bir annenin çocuğu olacaklarını öğrenerek doğmaları.Son yapılan psikolojik ve biyolojik araştırmaların da kanıtladığı veriler eşliğinde “How the Nine Months Before Birth Shape the Rest of Our Lives” kitabının yazarı “Annie Murphy Paul” veriyor bize bazı cevapları.

Fetal öğrenme teorisi üzerine yapılan araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu ilk gerçeklik: “hayata dair öğrendiğimiz en önemli şeylerin doğum öncesine ait” olduğu. İkinci gerçeklik ise, fetüslerin anne karnında öğrendikleri tüm bilgilerin tek bir amacı var: “hayatta kalma!”

Bebekler anne karnındayken amniyo sıvı içinde gelişirler. Bu sıvı dış dünyadaki seslerin fetüse ulaşmasını engeller. Ama annenin sesi için durum farklıdır. Anne, kendi vücudundan yansıyarak bozulmadan direkt olarak fetüse ulaşıtırır sesini. 9 ay boyunca annelerinin sesini sürekli duydukları için, doğdukları an bile o sesi tanırlar.

Bu durumu kanıtlamak isteyen araştırmacılar, yeni doğmuş bebeklerin emmesi için süngerden yapılmış iki meme ucu yapıyorlar. Birinci memeden süt emerken bebeklere kulaklıklarla annelerinin seslerini dinletiliyor. İkinci memeden süt emerken de yabancı bir kadının sesi dinletiliyor. Ne oluyor dersiniz? Bebekler kısa bir sürede içinde birinci memeden süt içmeye başlıyorlar ve ikinci memeyi reddediyorlar.

Araştırmalar bebeklerin heyecanlandıklarında ve sıkıldıklarında farklı hızlarda emme refleksi gösterdiklerini de keşfediyorlar. Bu durumu kanıtlamak için, hamile kadınlara hamilelikleri boyunca bebeklerine aynı kitaptan bir bölümü okumalarını istiyorlar. Doğum sonrası emme sırasında da aynı kitap okunduğunda bebekler hikayeyi tanıyor, heyecanlanıyorlar ve emme refleksleriyle bunu belli ediyorlar. Aynı şekilde hamilelikleri boyunca aynı televizyon dizisini sürekli takip eden bebekler de doğum sonrası bu dizinin jenerik ve reklam müziklerine heyecanlı tepkiler veriyor.

Bebeklerin konuşacakları dile hazırlanmış bir halde dünyaya geldiğini söylemiştim. Araştırmacılar bunu kanıtlamak için bebeklerin tam doğdukları andaki ağlama seslerini kayıt altına almışlar. Bebeklerin ağlama aksanları doğdukları dilin aksanıyla bire bir örtüşmüş. Mesela fransız bebekler artan bir tonda ağlarken, alman bebekler azalan tonda ağlamış. Dahası da var! Bebeklerin doğdukları dilin fonetik sınırları içinde ağladıkları da ortaya çıkmış.

Anne karnındaki fetüsün, 7. aydan itibaren tat ve koku alma duyuları da tamamen gelişiyor. Annenin yediği yiyeceklerin tatları amniyotik sıvıya geçmenin bir yolunu bulur ve bu sıvı fetüs tarafından içilir. Bu yüzden dünyaya geldiklerinde bu tatları hatırlıyorlar ve tanıdık tatları tercih etme eğilimi gösteriyorlar…

Bu konuda da yapılan bir araştırmaya göre hamileliklerininde bir grup kadından havuç suyu içmeleri başka bir grup kadından da sadece su içmeleri istenmiş. Ek besine başladıklarına bebeklere havuç katkılı kahvaltılıklar verilmiş. Anneleri havuç suyu içen bebekler kahvaltıyı çabucak kabullenirken, diğer bebekler ya zor kabullenmiş ya da yemeği tamamen reddetmişler.

Yapılan bütün araştırmaların vardığı bir sonuç var o da; bebeklerin anne karnında öğrendikleri bilgilerin tamamı “nasıl bir dünyaya doğacağım?” sorusunun yanıtı.

Sakin bir hayatın içine mi doğacak yoksa stresli, gergin bir hayata mı?

Güvenli bir ortamda mı büyüyecek yoksa tehlikeli mi?

Fetüslerin bu öğrenme süreçleri bebeğin fiziki gelişimini de belirleyen en önemli unsur oluyor. Beyinlerini ve tüm vücutlarını doğacakları koşullara hazır hale getiriyorlar.

Nasıl bir mucizeyi dünyaya getirmişsiniz değil mi?

Yazar Hakkında

Tuba Alya

Ankara Üniversitesi “Çocuk Gelişimi ve Eğitimi” bölümünü bitirdikten sonra , Anadolu Üniversitesi “Türk Dili ve Edebiyatı” bölümünden mezun olmuştur.Sayısız sosyal sorumluluk projelerinde yer almış, Ankara’daki çeşitli kreş ve anaokullarında gönüllü öğretmenlik yapmıştır. Halen çocuk esirgeme kurumlarında gönüllü ablalık yapmaya devam etmektedir.